İntraoral Kanserler ve Nedenleri

Bu malign tümörlerin insidansı dünyanın çeşitli yerlerinde farklılıkları gösterir. Örneğin; ABD’de tüm kanserlerin %5’ini oluştururken, Hindistan’da yaklaşık %50′ kadarını oluşturur. Bununda nedenleri şüphesiz etyolojik faktörlerdedir. Şöyleki, ABD’deki kontrol ve mükemmel oral hijyen ve Hindistan’daki Betelnut çiğnenmesi veya Kuzey Avrupa ülkelerindeki Plummer Winson sy gb tümörlerin insidansını çok etkilemişlerdir.justify

Etyolojik Faktörler

Tütün: Ağız için Ca’lar tütün içimi ile doğru orantılı olarak artmaktadırlar. Günde içilen bir paket veya 5 ya da 6 dan fazla pipo veya puro yaklaşık 6 kat I.O. Ca sigara içmeyenlere göre artmaktadır. Başarılı bir ameliyatla tümörden kurtulan hastalar sigaraya devam ederlerse yeni lezyon olma şansı içmeyenlere kıyasla 600 kadar daha çoktur. Ayrıca sigara içenlerin 5 yıllık sürvileri daha azdır. Eğer tütün çiğ olarak çiğnenme tarzında kullanılıyorsa squamöz Ca’nın bir variantı olan Verrüköz karsinom meydana gelme şansı artar. Bu da tütündeki niktagaminlerle ilgilidir.Yukarıda bahsedildiği gibi tütün, tümör insidansı ciddi bir şekilde arttırmaktadır. Sert damak kanserleri, tekrar sigaraya başlayanların tümörüdür. Hindistan ve Güney Amerika, da yaygındır. Alkol: Çok miktarda alkol alınması yine G.I. sistemin uç kısımlarında Ca oranını arttırmaktadır. Alkolizmde en yakm ilişkisi olan intraoral tümör, ağız tabanı Ca’dır. Mamafih tümör stagenin sıklıkla bu bölgede ileri bulunmaz. Oral Ca’lar için, eğer alkol ve tütün birlikte kullanılırsa yaklaşık 5 kat artar.

Diğer Faktörler

Kötü ve yetersiz beslenme, riboflavin gibi maddenin eksilmesi dikkat çekmektedir. Dişlerin iyi yapılmaması, kötü ağız hijyeni önemlidir. Plummer Winson sendromu (demir eksikliği + v.s.)’nin Kuzey Avrupa’lı kadınlarda bu tip tümörlerin görülmesini sıklaştırır (yani inisdansını yükseltir). Patoloji: İntraoral malign lezyonlar %90 SCC tipindedir. Diğerleri MM, lenfoma, sarkoma, muhtemelen küçük tükrük bezi glandlarmın malign tümörleridir. Bunlarda mukoepidermoid Ca ve adenokistik Ca’lardır. Lökoplaki: Lökoplaki literatürde beyaz yama adını almaktadır. Premalign bir lezyondur. Tanımında, yüzeyel mukoza hattının kalınlaşması şeklindedir. Bazal tabakanın uzantıları submukozaya (buna Akantozis denilir), kadar inerse bazen premalign ya da malign olup olmadığını anlamak ya da ayırt etmek zor olabilir. Bu beyaz lezyonların etrafında kırmızı alanlar kesin biopsi endikasyonlarını koydurur. Muhtemelen artık malign tümör başlamıştır. Rutin yapılan lökoplaki biopsilerinde insitu Ca riski yaklaşık %1.8, invasif Ca oranı ise %8.1’dir. Burada unutulmaması gereken şey şüpheli bu yerede biyopsi indikasyon varlığıdır. Skuamöz karsinoma: Bu, endüre kenarlı tipik olarak ülserli lezyondur. Yüzeyden dışarıya doğru projeksiyon gösterir. EXOPHITTIC veya derine infiltre olur (endofitic). Verıüköz karsinom ise küçük ve multipl halinde çıkıntılar yapan tümördür. Bazen birden çok odaklarda tümör görülebilir. Geçmişte squamoz Ca tipik olarak high veya low grade olarak ayrılırdı, ya da kötü veya iyi differansiye olarak sınıflanırdı. Bu sınıfla sübjektif olup kıymeti biraz tartışmakdır. Tümörler arasındaki variasyon, düşük pleomorfizm, mitozun ağırlığı, yaygın pleomorfizm, çok sayıda nıitoz genelde dikkate değerdir. Prognoz ve tedavideki önemli şey tümörün büyüklüğü ve dermiş olan invazyonudur. Dudak ve damak Ca’lar az metastaz yapar, pozitif ganglion sürviyi yaklaşık %50 azaltır (prognozu kötüleştirir). Multipl Model tutulum özellikle boyundaki alt ganglion tutumları veya ekstrakapsüler yayılım tümör endikasyon şansını azaltır. Uzak Metastazlar: Intaoral kavitenin malign tümörleri uzaklara, geç tümörler olmadıkça yayılmazlar. Genelde tuttukları alan akciğer ve kemiklerdir.

Tedavi

Lezyonun yeri ve büyüklüğü tedaviyi tayin eder. Küçük (stage 1) lezyonlar eksize edilebilir veya ışınlanabilir. Hastanın uygunluğuna ğöre, öndeki lezyonlar cerrahi olarak çıkarılabilir ve geride olanlar ise ışınlanabilir. Stage II ve III lezyonlar genellikle kombine tedavi gerektirir. Irradiasyon ameliyat öncesi veya sonrası uygulanabilir. Sonrası daha popülerdir ve daha büyük dozlar uygulanır (4.000 – 6.000 rad kadar). Postop. RT. Büyük primer tümör eksizyonlarından sonra (T3 veya T4) veya yaygın metod metastazlarda (N2-N3) veya eksizyon tam yapılamazsa uygulanır. R. T. cerrahi yaranın iyileşmesinden hemen sonra yapılır daha fazla beklenmez. Eğer mümkünse, primer tümör ağız yolundan çıkarılmalıdır. Eğer çok iri veya gerilere yerleşmiş ise dudak split yapılır ve yanak üst boyun flebi kaldırılıp lezyona ulaşır. Bu insizyon eğer yetersiz ise açıklığa, mandibuler ve ağız tabamda kesilir (mandibuler swing). Erken mandibuler tutulumu, örneğin; alveolün skuamöz C.C.’larındaki gibi, alt kenarlarının komnmasıyla beraber mandibulanın lokalize rezeksiyonuna izin verir. Daha önemli tutulumlar total mandibular blok olarak tutulan alanın rezeksiyonunu gerektirir. Bu durumlarda inferior dental nerve tümör boyunca herhangi bir tümör yayılımın elimine etmek için biopsi yayılır. Eğer yanak derisinde tutukluk ise mandibulayıda içine alan full kat rezeksiyon gerektirebilir. Üst damak veya alveol tutulumlarının geçiş olanlarında Weber Ferguson insizyonu ile girilir. Subsilier ekstansiyon nadiren kullanılır. Daha yaygın tümörler için infratemporal fossa rezeksiyon ve orbital çıkarmak gerekebilir.

Sinir tutulumu: Trigeminus üzerindeki duyu kusuru belirtileri, fasial felç, fasial ağrılar, sinir tutulumunu gösterirler. Genellikle bu semptomlar epinorül boşluklar boyunca invazyon ve ekstansiyondan dolayıdır, bu da sıklıkla perinöral lenfatik invazyonu gösterir. Bunlar kötü prognostik bulgulardır. Eğer hastanın trigeminal tutulumu varsa ilk adım temporal kraniotomi yapıp, meckel kavitesinden bir biopsi yapmak gerekir. Eğer tümör pozitif ise inoperabldır.

Kemoterapi: Antitiimör etkili droglardan metotrakrat, bleomisin, cisplastinum kullanılır. Bunlar prep. Tümörler size’im küçültür. Önceki (PreKT) büyüklüğe göre ayarlanır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*