Refleksoloji, Sebepsiz Heyecan ve Korkular

İnsanlar, karşılarına çıkan ani olumsuz duygular sonrasında bir anda korkuya ya da heyecana kapılırlar. Bu duygular normalde bir süre sonrasında sona erer. Yani kişi onun korkmasına ya da heyecan duymasına neden olan olayı yaşadıktan sonra kalp atışlarında meydana gelen artış; bir süre sonrasında normale dönecektir. Ancak bazı durumlarda ortada kişinin heyecan ya da korku yaşamasına neden olacak bir olay meydana gelmeden de bu duygular ortaya çıkabilmektedir. Sebepsiz heyecan ve korkuların ortaya çıkmasının birçok farklı nedeni bulunmakta. Dolayısıyla refleksoloji ve sebepsiz heyecan ve korkular terapisi yapılırken ilk olarak kişinin neden bu korkuları yaşadıkları inceleyerek çözümün çok daha etkili olması adına çalışmalar yapılır.sebepsiz heyecan yaşama, otizm durumu, çocuklarda otizm

Refleksoloji terapisindeki temel amaçlardan bir tanesi kişinin sinir sisteminin rahatlaması ve bünyesinde yer alan negatif elektriğin atılmasıdır. Bu elektriğin atılması sonrasında kişi kendini çok daha iyi hissetmeye başlayacaktır. Sinir sisteminin rahatlaması demek, kişinin artık kendini kötü hissettirecek şeyleri yaşamamaya başlaması anlamına gelmektedir. Lakin refleksoloji sonrasında sebepsiz yere heyecan ve korkuların yaşanmasını engellemek adına yapılacak seansların düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Refleksoloji ve sebepsiz heyecan ve korkular terapisi yapılırken ayaklardaki bazı noktalar basınçlı bir şekilde uyarılır. Bu uyarım sonrasında vücuttaki negatif enerjiler atılır, kişinin vücudundaki toksinlerin atılışı ile birlikte kişinin hissetmiş olduğu duygularda başarılı bir şekilde değişim yaşanır.

Refleksoloji ve Otizm

Doğumdan sonraki ilk 3 yıl içerisinde ortaya çıkan bir sendrom olan otizmin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Bu sendroma yakalanmış olan kişi duyduğu, gördüğü ya da duyumsadığı şeyleri doğru olarak algılayamaz. Bundan dolayı da davranışlarında ve sosyal ilişkilerinde oldukça ciddi sorunlar meydana gelmeye başlaya bilir. Bu sendrom; zeka geriliği, epilepsi ve öğrenme güçlüğü gibi farklı gelişimsel bozukluk gibi sorunlarla da ortaya çıkabilmektedir. Bir süre öncesinde kadar refleksoloji ve otizm ilişkisi uzmanlar tarafından kesinlikle kabul görmüyordu. Öyle ki kişiler, ailelere bu durumun ömür boyunca süreceği ve ona göre bir tedaviye hazırlıklı olunması gerektiği söylenir. Lakin yapılan araştırmalar artık bunun tersini söylüyor.

Genel olarak otizm beyin ve bağırsak yolları ile alakalı bir sendromdur. Bundan dolayı da vücuttaki zararlı maddelerin buradan uzaklaştırılması ve hücrelerin yenilenmesi ile birlikte rahatsızlıkta olumlu gelişmeler meydana gelebilmektedir. Yani refleksoloji ve otizm ilişkisi tahmin edilenden çok daha güçlüdür. Düzenli olarak yapılacak refleksoloji seansları sonrasında otizmli çocuklarda meydana gelen kendine zarar verme, mutsuzluk, agresiflik, hiperaktiflik gibi durumların şiddeti azalmaya başlamaktadır. Bu tedavi ile birlikte hastanın ihtiyacına bağlı olarak seratonin hormonu salgılanır, konuşma merkezinde düzelmeler görülebilir. Otistlik derecesindeki farklılığa bağlı olarak refleksoloji seanslarında uygulama yapılacak noktalarda değişimler olabilmektedir. Her ne kadar gizemli bir hastalık olarak görülse de otizmin etkileri, refleksoloji gibi yardımcı tedaviler sayesinde azalmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*